Uluslararası Yönetmenler Semineri (ASSITEJ International Director Seminar)

29 Mayıs - 3 Haziran 2007 - Dusseldorf

Alman ASSITEJ'inin organize ettiği ve 29 Mayıs - 3 Haziran 2007 tarihleri arasında Dusseldorf'ta gerçekleştirilen Uluslararası Yönetmenler Semineri'ne (ASSITEJ International Director Seminar) Türkiye ASSITEJ'i Yönetim Kurulu önerisi doğrultusunda katıldım.

"Kahramanlar ve İdoller, Güç Ritüelleri, Toplulukta Öğrenme ve Sahneye Taşıma Yolları" temalı seminere Dünya'nın farklı ülkelerinden 25 yönetmen katıldı. Bu yönetmenlerin önemli bir bölümü çocuk ve gençlik tiyatrosunda çalışmalar yürüten, bir bölümü de kendi tiyatro gruplarıyla çalışan yönetmenlerdi.

Seminer 29 Mayıs 2007 günü Açılış Seremonisi ile başladı. Junges Schauspielhaus Sanat Yönetmeni Stefan Fisher - Fels katılımcıları seremoniye katılan konuklara tek tek tanıttı ve onlardan, ülkelerine ait bir selamlama jestini göstermelerini istedi. Daha sonra bu jest salonda bulunanlar tarafından tekrar edildi.

Yine katılımcılara getirmeleri önceden bildirilmiş olan ülkelerinin motiflerini ifade eden bir müzik parçası selamlama aşamasında piyano eşliğinde seslendirildi.

Son bölümde de Alman sanatçı Evelyn Arndt tarafından kısa bir kukla gösterisi sergilendi. Seminer temasına uygun bir söylemle gerçekleştirilen ve bir kahramana dönüştürülen kukla sahnede bulunan büyükçe bir tahta oturtuldu ve katılımcılardan ülkelerinden getirdikleri ve "birgün bir kahramanla karşılaşırsanız ona ne hediye etmek istersiniz?" sorusuna karşılık kukla kahramana hediyelerini sunmaları istendi. Bu sunuş esnasında katılımcılar, kukla kahramana neden bu hediyeyi verdiklerini kısaca ifade ettiler. Seminerin proje ortaklarından Tanzhaus temsilcisi Bay Müller de tüm katılımcılara basit objelerden oluşan hediyeleri, katılımcıları motive edici sözcükler eşliğinde verdi. Açılış Seremonisi tüm katılımcıların toplu yemeği ile bir ritüel havasında sona erdi.

Çalışmaların başladığı ilk gün (30 Mayıs 2007), önceden belirlenmiş programa göre, ısınma egzersizleri yapıldı ve Alman ASSITEJ'i tarafından onar kişilik gruplar belirlendi. Her grubun başında bir moderatör çalışmayı yönlendirdi. Moderatörler İsrail, Bosna ve İngiltere'den seçilmişti. Benim de içinde bulunduğum grubun moderatörü (bir nevi yönetmeni) İsrailli sanatçı Gil Tsernovitch oldu.

Gruplar Schauspielhaus'un prova mekanlarına dağıldılar ve çalışma başladı. Bu çalışmaları belirli bir zemine oturtmak için Alman dramaturglar iki sayfalık bir alt metin hazırlamışlardı. Gruplar bu metni de göz önünde bulundurarak çalışmaları yürüttüler. Çalışmalar gün içinde öğleden önce, öğleden sonra olmak üzere iki ayrı periyotta ve yaklaşık beş saat sürdü. Seminerin son gününde gruplar isterlerse bir performansla çalışmalarını somutlayabileceklerdi.

Alt metin üzerinde mitolojik kahramanlar ve idoller, ülkelerin farklı güç ve erginlenme törenleri, bugünün kahraman ve idolleri masaya yatırılarak tartışmalar yapıldı. Elde edilen veriler, ortak noktalar, amaç ve hedefler belirlenmeye çalışıldı. Tartışmalara zaman zaman ülkelerin tiyatro çalışmaları ve uygulamaları da sohbetlerle eşlik etti. Birçok konuda benzeş tiyatro ortamları, ortak sıkıntılar olduğu tespit edildi (Seyirci sorunları, oyunculuk problemleri, oyunların yaş grupları, çocuk tiyatrosuna ilgi-ilgisizlik, oyuncuların yaşam koşulları, TV'nin tiyatro-çocuk tiyatrosuna etkisi vb.).

Çalışmalar 2 Haziran gününe kadar bu çerçevede devam etti. 2 Haziran günü gruplar tekrar bir araya getirilerek ortak bir çalışma platformu oluşturuldu. Ana temayı açımlayacak sorular türetildi, birbirine yakın sorularla yeni tartışma başlıkları belirlendi ve gün boyunca katılımcılar farklı gruplarla iletişime geçerek, bu tartışmalara dahil oldular. Günün sonunda da yeniden prova çalışmalarına dönüldü ve grupların gerçekleştireceği performansların son rötuşları yapıldı.

Seminerin son günü sabah saatlerinden itibaren, gruplar sırayla performanslarını gerçekleştirdiler. Öğleden sonra Bay Müller bir çocuğun yetişkinliğe geçişinde yapılan Erginlenme Töreni'ne örnek olacak gerçek bir etkinlik sundu. Bir Alman ailenin erkek çocuğunun yetişkinliğe geçişinde yapılan tören katılımcıların önünde gerçekleşti. Kısaca açmak gerekirse; önce anne-baba sırayla sahneye gelerek, çocuğun hayatıyla ilgili kısa anekdotlar aktardılar, daha sonra çocuk kendisinin nasıl yetiştiğini, duygu ve düşüncelerini, okul hayatını ve hobilerini anlattı. Daha sonra çocuğun kız kardeşiyle kısa bir tartışma, kavga oyunu sergilendi. Bu tartışma ağabeyin olgun davranışıyla sona erdi. Devamında çocuğun oyuncakları bir kutuya kondu ve kaldırıldı. Çocuk kostümlerini değiştirdi ve yetişkin kostümleriyle yeniden sahneye geldi ve ardından bir sigara yaktı. Baba oğluna; sigaranın zararlı olduğunu, buna dikkat çekmek istediğini ama hayatıyla ilgili kararları artık kendisinin verebileceğini belirtti. Etkinlik müzik eşliğinde çocuğun kutlanması ve toplu dansla sona erdi.

Seminer ilk günkü gibi bir kapanış toplantısıyla sona erdi. Katılımcılar çalışmalarla ilgili düşüncelerinin yanı sıra kurdukları dostluklar ve mesleki alışverişle ilgili düşüncelerini tek tek ifade ettiler ve gelecekle ilgili iyi dileklerini bildirdiler.

Seminer sıcak dostluk görüntüleriyle sona erdi.

Seminerde ana tema doğrultusunda yapılan çalışmaların dışında hafta içinde oyun ve gösteriler de izlendi. Bunların bazılarından kısaca bahsetmek isterim.

Robinson & Crouse (Junges Schauspielehaus)

Nino d'introna ve Giacomo Ravicchio tarafından tasarlanan bu dans oyunu 10 yaş üzeri çocuklara hitap ediyordu. Bu oyunun sergileniş yönteminden, basit sahne tasarımından, güçlü, canlı efekt desteğinden (tek kişilik orkestra) ve koreografik düzenlemesinden çok etkilendiğimi ifade etmeliyim. Ayrıca oyunculukların da çok etkileyici olduğunu düşünüyorum. Barış ve dostluk temalı bu oyunun yönetmen ve koreografı Renat Saficilin ve F.M. Wolf . Oyuncular ise Cristof Seeger Zurmühlen (Alman) ve Xolani Madluli (Güney Afrikalı). Oyun, bir adaya düşen iki düşman pilotun birbirlerini fark ettikleri anda başlayan amansız kavgalarını, sonra içinde bulundukları durumu ve birbirlerini anlamaya başlamalarını, süreç içinde de gelişen büyük dostluğu anlatıyor. Yer yer komik ögelerle de bezenmiş oyunda çok az söz kullanılmış, beden dili öne çıkarılmıştı. Oyun ortada ve bir platformun üzerinde (adayı temsilen) sergilendi. İzleyici çocuklar oyun alanının iki yanına yerleştirilmiş türbinlerde, neredeyse hiç kopmadan oyunu izlediler.

İzlediğimiz diğer oyunlar gibi bu oyunun sonunda da yaratıcı kadro ve oyuncularla söyleşi yapıldı. Katılımcıların ortak fikri de performansın çok etkileyici olduğu yönündeydi. Oyuncular samimiyetle kutlandı. Bu oyunu, ASSITEJ'in Bursa'da gerçekleştireceği 12. Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali'ne önermekteyim. Eğer belirlenmiş yaş grubu (10+) salona getirilebilirse ilgiyle izlenebileceğini düşünüyorum. Oyunda ilgimi çeken diğer bir hususta; oyunun bazı bölümlerini çocuk oyunlarında alışık olmadığımız ve genellikle kabul görmeyen içki ve sigaranın dramatik yapıya destek veren bir gösterge unsur olarak yer almasıydı.

Moon – Egg (Junges Schauspielehaus)

Bu gösteri de 2+ yaş üzeri çocuklar için tasarlanmış, etkileyici bir çalışmaydı. Drowave Obje Tiyatrosu olarak düşünülmüş oyun ortak bir çalışmaydı. Doğumu ve yaşamı anlatan bu oyun çok basit bir sahne düzeni içinde, gölge oyunlarından, birçok farklı objeden, basit müzik düzeneğinden faydalanılarak, sözsüz aktarılıyordu. İki oyuncu tarafından basit dans, mimik ve hareketlerle oynanan oyun, minik izleyiciler tarafından ilgiyle izlendi. Oyunu anne -babalarıyla izleyen minikler, oyun sonunda da oyuncular tarafından sahneye davet edildi ve tüm oyun alanı gezdirilerek, yapılan işlemler onlarla tekrarlandı. Sahne oyun parkına dönüştü. Küçük bir alanda sergilenen bu oyun için düşünülen seyirci sayısının 30–40 çocuk olduğu belirtildi. (Oyunun süresi 30 dakika)

İzlediğimiz diğer oyun ve gösteriler;

Tanzhaus'da teatral, çağdaş bir Hip Hop dans gösterisi 2nd ID (Bu gösterinin içinde farklı kültürlerden altı dansçı vardı ve bunlardan biri de Amigo lakaplı bir Türktü. Gösteride kültürlerin müzikleri ve dans formları Hip Hop dansıyla bütünleştirilmişti.),

Grossenschauspielehaus'da izlediğimiz The Visit Of The Old Lady , Durrenmat'tan uyarlama oyun, ilginç rejisine rağmen yoğun Almanca söz dizgesi nedeniyle izlemekte zorlandığımız bir oyun oldu.

Volker Ludvig'in Max and Milli oyununu da (5+) yine Junges Schauspielehaus'da izledik. Klasik bir Grips Tiyatrosu oyunu olan bu çalışma bazı yönetmenler tarafından biraz eski bulunmasına rağmen, çocuklar tarafından büyük bir ilgi ve katılımla izlendi. Oyun arasında ve sonunda çocuklar oyun alanına doluşarak izlediklerini yapmaya çalıştılar ve oyun alanını şenlik alanına dönüştürdüler. 1 saat 45 dakika ve aralı oynanan bu oyun da festival önerilebilir.

Aldous Huxley'den adapte edilen Brave New World (14+), müzikal drama. Kolonlama yöntemiyle oluşturulan steril ve standart yaşamın eleştirisinin yapıldığı, insana ait duygu, düşünce ve değerlerin vazgeçilemez olduğunun vurgulandığı oyun farklı iki dünyanın karşılaşmasıyla ortaya çıkan çatışma ve değişimi anlatıyor. Naklen Barko görüntülerinin de yer aldığı sahnenin tüm alanının oldukça boyutlu ve verimli kullanıldığı oyunda oyuncuların şarkı söyleme ve dans etme konusundaki yetkinlikleri de kayda değerdi.

Seminer programının iyi organize edilmiş, rahat bir çalışma ortamında geçtiğini, birbirlerinin fikirlerine karşılıklı saygı ve samimiyetle değer veren katılımcılarla bir araya geldiğimizi ifade etmeliyim.

Türkiye ASSITEJ Yönetim Kurulu'na şahsım adına önerisi ve desteği için teşekkür ederim.

Eftal Gülbudak

8 Haziran 2007